Yardım Hesap Numarası: 0533.10.44247     VIPPS: 105640

Oruç, niyet edip tutmaya başlamakla mükellef üzerine borç olmuştur. Bu sebeble, meşrû’ bir mâzeret olmadıkça başlanmış orucu bozmak günahtır. Ayrıca bozulan orucun sonradan gününe gün kazâ edilmesi de lâzımdır. Farz olan Ramazan orucunu kasden bozmakta ise kazâ ile birlikte fazladan bir de keffaret denilen iki kamerî ay (yaklaşık 60 gün) aralıksız oruç tutmak cezası vardır.

Kazâ ve Keffâret Nedir?

Kazâ: Hiç tutulmayan veya tutulmaya başlanıp da bozulan bir orucu sonradan günü gününe tutmaktır.

Keffâret ise: Kasden bozduğu bir günlük Ramazan orucu yerine, ceza olarak iki ay birbiri ardınca oruç tutmaktır. Bu cezayı, yaşlılık, zayıflık ve hastalıktan dolayı yerine getiremeyen kimse, 60 fakiri sabah ve akşam olarak iki öğün doyurur. Doyurmak; yedirmek suretiyle olacağı gibi, yemek parasını fakirin eline vermekle de olur. 60 fakir yerine bir fakiri, 60 gün doyurmak da câizdir.

Oruç tutmaya bedenî gücü yetmediği gibi fakiri doyurmaya da mâli gücü kâfi gelmeyen bir kimseden ise, keffaret cezası kalkar. Artık onun yapacağı şey, Allah’tan af ve mağfiret dilemektir.

Keffaret Orucu Tutanların Dikkat Edecekleri Hususlar Nelerdir?

* Üzerinde keffaret borcu olan bir adam, bu 2 aylık orucu, hiç ara vermeden peşpeşe tutmak zorundadır. Binaenaleyh, araya, Ramazan ayı veya kendisinde oruç tutmanın haram olduğu günlerin girmemesi lâzımdır. Aksi takdirde keffaret orucunu tutmaya yeniden başlamak gerekir.

* Yolculuk, Ramazan orucunun edâsını te’hire sebeb olmakla beraber; keffaret orucu tutmakta olan kimse, yolculukta da bu orucu devam ettirmek zorundadır.

* Hayız, nifas hâline giren kadının keffareti bozulmaz. Bu günleri geçirdikten sonra, keffaret orucunu kaldığı yerden tutmaya devam eder.

* Keffaret; orucu tutmamanın değil, tutulan orucu kasden bozmanın cezasıdır. Bu bakımdan, Ramazan-ı şerîf’te oruç tutmaya hiç niyet etmiyen bir kimse, tutmadığı bu oruçları sonradan sadece kazâ eder. Kendisine ayrıca keffaret gerekmez.

Orucu Bozup Hem Kazâ Hem de Keffareti Gerektiren Haller Nelerdir?
Aşağıda sayılacak hususlardan herhangi birini mecbur kalmadan, zorlanmadan, unutma durumu olmadan isteyerek işleyen bir kimse için hem kazâ, hem de keffaret lâzım gelir:
1 – Cinsî münasebette bulunmak.

2 – Yemek, içmek veya ilâç yutmak.

3 – Ağzına ihtiyarsız giren yağmur, dolu ve kar suyunu isteyerek yutmak.

4 – Tütün içmek, tütün veya benzeri bir tütsü maddesini yakıp dumanını içine çekmek.

5 – Enfiye çekmek.

6 – İçyağı, pastırma veya çiğ et yemek.

7 – Susam tanesi kadar bir şey’i ağzına alıp yutmak veya çiğneyerek yemek.

8 – Azıcık tuz yemek. (Çok tuz yemek ise, sadece kazâyı gerektirir.)

9 – Zevcesinin veya sevdiği bir kimsenin tükrüğünü, ağız suyunu yutmak.

Bu saydığımız şeylerde, bedenin tedâvisi veya tegaddîsi (gıdalanması ve beslenmesi) veyahut telezzüzü (zevk ve lezzet alması) vardır. Bu sebeble kazâ ile beraber keffâreti de gerektirir.

Keffareti Düşüren Şeyler Nelerdir?
Bile bile oruç bozduktan sonra, aynı gün hayız ve nifas gibi oruç yemeyi mübah kılan bir durum ortaya çıkarsa, keffaret düşer. Sadece kazâ borcu kalır. Oruç tutmaya mâni bir hastalığın zuhuru hâlinde de, hüküm aynıdır.

Orucu bozduktan sonra, kendi isteğiyle veya mecburen seyahate çıkmak, yahut da kendini zorla hasta etmek, keffareti düşürmez.

Orucu Bozup Yalnız Kazâyı Gerektiren Haller Nelerdir?

1 – Çiğ pirinç yemek.

2 – Sade un veya sade hamur yemek. (Hamurun içinde yağ ve şeker katılmışsa keffaret de gerekir.)

3 – Bir anda çok miktarda tuz yemek. (Az miktarda tuz yemek ise, keffareti de gerektirir.)

4 – Taş, toprak, çakıl taşı, demir, bakır, altın gümüş gibi madenleri yutmak.

5 – Zeytin veya kiraz çekirdeği yemek. Kayısı çekirdeğinin içi yenirse, keffaret de gerekir.

6 – Ayva gibi olgunlaşmadan yenmeyen bir meyveyi, ham iken, tuzlamadan ve pişirmeden
yemek. (Olmuş, pişmiş, tuzlanmış olursa keffaret de gerekir.)

7 – Henüz içi olmamış yeşil cevizi yemek. Veya bademi, fındığı ve kuru fıstığı kabuğuyla birlikte çiğnemeden yutmak.

8 – Arka yola fitil koymak, ilâç akıtmak.

9 – Burna ilâç çekmek.

10 – Kulağın içine yağ damlatmak.

11 – Boğaza huni ile bir şey akıtmak.

12 – Karında veya başta bulunan herhangi bir yaraya sürülen ilâcın vücuttan içeri nüfuz etmesi.

13 – Boğaza kaçan yağmur, kar veya doluyu istemeyerek yutmak.

14 – Abdest alırken boğazına veya burna su çekerken genzine hatâ ile suyun kaçması.

15 – İsteyerek boğazına veya burnuna duman çekmek. Sigara, anber gibi lezzet ve keyif verici bir duman olursa, keffaret de gerekir.

16 – Başkasının zorlaması sebebiyle oruç bozmak.

17 – Uyurken boğazına birisi tarafından su dökülmek.

18 – Unutarak yiyip içtikten sonra, orucum bozuldu zannıyla bilerek yiyip içmek.

19 – Dişleri arasında kalan nohut tanesi kadar şey’i yemek.

20 – Kendi isteğiyle dışarı kusmak. Bu kusma ağız dolusundan az da olsa orucu bozar.

21 – Ağız dolusu kendiliğinden gelen veya isteyerek getirilen kusmuğu mideye çevirmek.

22 – Sahur vakti geçtiği halde, geçmedi zannıyla sahur yemek.

23 – Güneş battı, iftar oldu zannıyla oruç bozmak.

24 – Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak. İsterse kasden olsun…

25 – Hanımını öpmek, okşamak, sarılma, v.s. sebebiyle erkekten ve kadından meninin gelmesi.

Şehvetlenip sadece mezinin gelmesi ile oruç bozumaz.

26 – Ramazan orucunu tutmaya niyet etmeden gündüz yeyip içmek de sadece kazâyı gerektirir. Keffaret icab etmez. Çünkü keffaret oruç tutmamanın değil, tutulan orucu bozmanın cezasıdır.

27 – Başkasının tükürüğünü veya ağzından çıkan lokmasını yutmak veyahut kendisinin ağzından çıkarıp dışarda biraz beklettiği lokmasını yemek… İnsan tabiatı bu gibi hallerden iğreneceği için, sadece kazâ gerekir: Ancak insanın, sevdiklerinin tükrüğünü yutması keffareti de icab ettirir. Çünkü insan bundan lezzet alır.

28 – Ön veya arka yolların içine parmakla veya başka bir vasıta ile, su yahut yağ gibi bir yaşlığın iletilmesi. Bu bakımdan oruçlunun istinca yaparken dikkatli olması, elindeki yaşlığı ön ve arka mahallerin içine değdirmemesi şarttır.

29 – El ile meni getirmek (istimna’ – mastürbasyon).

30 – Kan yutmak. Çoğunluğunu tükrük teşkil eden ağızdaki az kanı yutmak orucu bozmaz.

 

KAPAT