Yardım Hesap Numarası: 0533.10.44247     VIPPS: 105640

1 – Unutarak yemek içmek ve cinsî münasebette bulunmak, unutarak yapılan bu işler orucu bozmaz. Ancak oruçlu olduğunu hatırladığı anda, bu işleri yapmaktan geri durmalıdır.

* Birinin unutarak yiyip içtiğini görürsek ne yapmalıyız?

Eğer yeyip içen adam, güçsüz, zayıf ve ihtiyar birisi ise, hatırlatmamak daha iyidir. Zira bu, Allah’ın, o kimseye, güçsüzlüğüne merhameten orucunu unutturmak suretiyle ikram ettiği bir rızıktır. Unutarak yeyip içen kimse güçlü, kuvvetli biri ise, hemen hatırlatılmalıdır.

2 – Uyurken ihtilâm olmak.

3 – Hanımını öpmek, elle tutmak, okşamak… Bu durumda meni gelmedikçe oruç bozulmaz.

4 – Kadına el sürmeden sadece bakmak, veya şehevî konuları düşünmek sebebiyle tahrik olup meninin gelmesi.

5 – Geceden cünüp olan kimsenin, yıkanmayı sahurdan sonraya, oruçlu vaktine bırakması.

6 – Ağza gelen balgamı yutmak.

7 – Kafasından burnun içine gelen akıntıyı çekip yutmak.

8 – Denize, yahut başka bir suya dalınca, kulağına su kaçmak.

9 – Kendi isteğiyle olmayarak boğazına sigara dumanı gibi keyif verici bir duman girmek.

10 – Boğazına toz veya sinek kaçmak. Gözyaşı veya yüz teri ağıza girecek olsa, eğer bir-iki damla kadarsa orucu bozmaz. Ancak tuzluluğu bütün ağız içinde hissedilecek kadar çok olup oruç hatırda iken yutulursa orucu bozar.

11 – Sahurdan dişleri arasında kalmış nohut tanesinden küçük şeyleri yutmak… Nohut tanesinden büyük olursa, orucu bozar.

12 – Hariçten susam veya buğday tanesi kadar bir şey’i ağzına alıp yavaş yavaş ve tadı boğazına
varmayacak şekilde çiğneyip yoketmek.

13 – Kendiliğinden gelen kusuntu, yine kendiliğinden geriye gitse, ağız dolusu bile olsa orucu
bozmaz. Kusma isteğiyle ağıza getirilen az miktardaki kusmuk ise, kendiliğinden içeri gitse, orucu bozmaz. Fakat miktarı ağız dolusu ise, orucu bozar.

14 – Kan aldırmak.

15 – Göze sürme çekmek.

16 – Ön ve arka yola kuru olarak sokulan parmak da orucu bozmaz. Ancak parmak yağlı ve ıslak
olursa oruç bozulur.

17 – Derideki gözeneklerden (mesamattan) içeri giren şeyler orucu bozmaz. Buna binaen vücuda
sürülen yağ veya yıkanılıp soğukluğu içeri nüfuz eden su, orucu bozmaz. Çünkü bunlar mesamat yoluyla içeri girerler.

18 – Baş veya karındaki bir yaraya konulan ilâç, vücuttan içeri girmedikçe oruç bozulmaz.

Aşı ve İğneler Orucu Bozar mı?

İnsan vücudunda gıdalanmaya esas olan kanal ve yollar iki kısımdır:

a. Burun, kulak, ön ve arka yollar gibi tabiî ve aslî kanallar. Bunların herhangi bir yerinden vücudun iç kısmına geçecek olan maddeler ittifakla orucu bozarlar. İç kısma ulaşmıyanlar ise, orucu bozmazlar.

b. İkinci kısım yollar ise, sonradan meydana gelen ârızî kanal ve yollardır. Vücuddaki bir kesik, yara, v.s. gibi. Bu yollardan içeri geçiş kesinlik kazandığı takdirde orucun bozulacağında yine ittifak vardır. Ancak iç kısma geçiş şüpheli durumlarda, İmameyn orucun bozulmadığı hükmünü vermiş, İmam-ı A’zam ise oruç bozulur demiştir.

Görüldüğü gibi İmam-ı A’zam ile iki talebesi arasındaki ihtilâf esasta değil, keyfiyet üzerindedir. Yani içe nüfuz kat’iyet kazandığı zaman, onlara göre de oruç bozulmuş olmaktadır.

Bir de iğne, mermi, ok gibi bir şey’in vücuda saplanıp vücudun içinde kaybolma durumu vardır ki, bu durumda da oruç bozulur. Ancak vücuda saplanan bu maddelerin bir kısmı vücud dışında kalırsa oruç bozulmaz.

Bu genel kaideler ışığında iğne ve aşıları incelediğimizde şu durum ortaya çıkmaktadır:

Çiçek aşısı gibi deri üzerinden yapılan aşı ve ilâçlamalar, orucu bozmaz. Çünkü deri vücudun dış kısmını teşkil eder.

Bunun dışında kalan iğne ve aşılar, genel olarak damardan, kaba etten ve deri altından
yapılmaktadır. Her üç halde de ilâç verilmeksizin vücudun derinliğine batırılan iğnenin bir tarafı
dışta kaldığı için, yalnız batırmakla oruç bozulmaz. Ancak içeri ilâç, su gibi maddeler enjekte
edilirse oruç bozulur. Çünkü bu maddeler vücud içinde kararlaşıp yerleşir.

Damardan verilen ilâçlar ise, doğrudan doğruya kana intikal eder. Oradan organlara dağılır. Kaba et ve deri altındaki ilâçlar da yine içeriye nüfuz etmiş sayılır.

Bu itibarla vücuda ilâç zerketmek için yapılan aşı ve iğneler, orucu bozarlar. Ancak keffaret icab etmez. Yalnızca kaza kâfi gelir.

Önemli hastalığı olanlar, zaten oruçlarını bozabilirler. Bunlara oruçlu halde yapılan iğne ile oruçları bozulur. Sağlık durumları düzeldiğinde oruçlarını kazâ ederler.

Bu gibi kimselerin mümkünse iğneyi geciktirerek geceleyin yaptırmaları daha iyidir.

   

Vücuda dışardan kan vermek, ilâç vermek gibidir. Orucu bozar. Fakat kan aldırmak orucu bozmaz.

19 – Abdestte ağza su verip geri boşalttıktan sonra, arta kalan yaşlığın tükrük ile beraber
yutulması orucu bozmaz.

20 – Dişlerin arasından çıkan kan, az olup tükrük içinde kaybolmakta ise, bu kanın yutulması
oruca zarar vermez. Ancak kan tükrüğe galebe çalacak çoğunlukta ise, bunu yutmakla oruç bozulur.

 

KAPAT